Avrupa ve ABD’de yayımlanan resmî raporlar, farklı yöntemlerle hazırlanmış olsalar da dolandırıcılığın değişen yönü konusunda benzer bir tablo ortaya koyuyor. Avrupa verileri, dolandırıcılığa konu para transferlerinde ödeme yapan kişinin yönlendirilmesinin belirleyici hale geldiğini sayısal olarak gösteriyor. ABD raporları ise kimliğe bürünme, sahte yatırım, teknik destek ve güven ilişkisine dayanan dolandırıcılıkların ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Raporlar birlikte okunduğunda, teknolojinin yalnızca dolandırıcılığı önlemek için değil, insanı daha etkili biçimde yönlendirmek ve manipüle etmek için de giderek daha güçlü şekilde kullanıldığı görülüyor.
Aynı sorun, farklı ölçüm yöntemleri
Avrupa ile ABD verilerini değerlendirirken yöntem farkını göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Avrupa Bankacılık Otoritesi ve Avrupa Merkez Bankasının raporu, finansal kuruluşların mevzuat gereği bildirdiği işlem kayıtlarına dayanıyor. Para transferleri, kart işlemleri, otomatik ödemeler, nakit çekimleri ve elektronik para işlemleri ayrı ayrı inceleniyor. Toplam işlem hacmi bilindiği için dolandırıcılık oranları ve farklı yöntemlerin payları hesaplanabiliyor.
ABD’de ise bütün dolandırıcılık türlerini kapsayan tek bir veri sistemi bulunmuyor. FBI ile Federal Trade Commission verileri büyük ölçüde mağdurların ve kurumların yaptığı bildirimlere dayanıyor. Government Accountability Office düzenleyici yapıyı ve mağdurların korunmasını, Federal Reserve finansal kuruluşların karşılaştığı riskleri, FinCEN ise şüpheli finansal hareketleri inceliyor.
Bu nedenle Avrupa ile ABD’de açıklanan kayıp tutarlarını doğrudan karşılaştırmak mümkün değil. Buna karşılık raporlarda öne çıkan yöntemleri ve eğilimleri birlikte değerlendirmek mümkün.
Avrupa verilerinde insanın yönlendirilmesi öne çıkıyor
Avrupa Bankacılık Otoritesi ve Avrupa Merkez Bankasının 2025 Ödeme Dolandırıcılığı Raporu’na göre Avrupa Ekonomik Alanı’nda bildirilen ödeme dolandırıcılıklarının toplam değeri 2024 yılında 4,2 milyar avroya ulaştı. Bu tutarın 2,5 milyar avrosu para transferlerinden, 1,3 milyar avrosu ise kart işlemlerinden kaynaklandı.
Raporun insan faktörü bakımından en dikkat çekici bulgusu, ödeme yapan kişinin manipüle edilmesine dayanan para transferlerindeki artıştır.
Bu yöntem, dolandırıcılığa konu para transferlerinin toplam değeri içinde:
- 2023’te yüzde 65,
- 2024’te yüzde 74 pay aldı.
İşlem sayısı bakımından da oran yüzde 55’ten yüzde 71’e yükseldi (European Banking Authority [EBA] & European Central Bank [ECB], 2025).
Bu veriler, para transferi dolandırıcılığında ağırlığın hesaba izinsiz erişmekten, hesap sahibini kendi zararına işlem yapmaya yönlendirmeye kaydığını gösteriyor.
Ödemeyi çoğu zaman hesap sahibi başlatıyor ve gerekli doğrulama adımlarını kendisi tamamlıyor. Ancak kararını sahte bilgiler, korku, otorite baskısı, güven ilişkisi veya gerçek olmayan bir kazanç vaadi etkiliyor.
Yüzde 74’lük oran bütün dolandırıcılık türleri için geçerli değil. Bu veri özellikle dolandırıcılığa konu para transferlerini ifade ediyor. Kart dolandırıcılığında ise uzaktan işlemler ve ele geçirilen kart bilgilerinin kullanılması öne çıkıyor.
ABD’de aynı oran yok, benzer yöntemler var
ABD’de ödeme yapan kişinin manipüle edilmesinin para transferleri içindeki payını gösteren benzer bir ulusal oran bulunmuyor. Buna karşılık resmî raporlar, insanın yönlendirilmesine dayanan dolandırıcılıkların yaygınlığını ve yol açtığı kayıpları farklı açılardan ortaya koyuyor.
ABD Sayıştayı niteliğindeki Government Accountability Office, bu tür işlemleri fraudulently induced payment olarak tanımlıyor. Bu kavram, ödeme yapma yetkisine sahip kişinin dolandırıcı tarafından aldatılarak veya yönlendirilerek ödeme yapmasını ifade ediyor.
Dolandırıcı mağdurun hesabına izinsiz girmiyor. Onun korkularından, güveninden veya içinde bulunduğu kırılgan durumdan yararlanarak parayı kendi eliyle göndermesini sağlıyor.
GAO’ya göre dolandırıcılar, mağdurların duygularını kullanarak onları ödeme yapmaya yönlendiriyor. Yapay zekâyla üretilen ses ve görüntüler de sahte senaryoları daha inandırıcı hale getiriyor. İşlem yetkili kullanıcı tarafından yapıldığı için finansal kuruluşların mağdura geri ödeme yapması ise genellikle zorunlu değil (U.S. Government Accountability Office [GAO], 2024).
GAO’nun tanımladığı bu yöntem, Avrupa raporundaki “ödeme yapan kişinin manipüle edilmesi” kategorisiyle büyük ölçüde örtüşüyor.
Kimliğe bürünme milyarlarca dolarlık kayıp yaratıyor
FTC’nin 2025 verilerine göre ABD’de tüketicilerin bildirdiği toplam dolandırıcılık kaybı yaklaşık 16 milyar dolara ulaştı. Sosyal mühendislik içeren kimliğe bürünme dolandırıcılıklarında bildirilen kayıp ise 3,5 milyar dolar oldu. Yaklaşık her üç dolandırıcılık bildiriminden biri bu kategoriyle ilgiliydi (Federal Trade Commission [FTC], 2026).
Bazı yüksek kayıplı vakalar, dolandırıcının banka görevlisi gibi davranarak sahte bir güvenlik uyarısı vermesiyle başlıyor. Mağdura hesabının ele geçirildiği veya parasının risk altında olduğu söyleniyor. Ardından parasını koruması için başka bir hesaba aktarması isteniyor.
Mağdur, dolandırıcıya para gönderdiğini düşünmüyor. Parasını güvence altına aldığına inanıyor. İşlemi kendisi yapsa da kararını sahte bilgiler, korku ve aciliyet baskısı altında veriyor.
Bu yöntem, kişinin güvenlik konusundaki kaygısının yine onun güvenliğini ihlal etmek için kullanılabildiğini gösteriyor.
FBI verilerinde en büyük kayıp yatırım dolandırıcılığında
FBI’ın 2025 Internet Crime Report verilerine göre Internet Crime Complaint Center’a bir milyondan fazla şikâyet yapıldı. Bildirilen toplam kayıp 20,877 milyar dolara ulaştı. Siber ortamın kolaylaştırdığı dolandırıcılıklar yaklaşık 17,7 milyar dolar kayba yol açtı (Federal Bureau of Investigation [FBI], 2026).
Yatırım dolandırıcılığı 8,65 milyar dolarla en yüksek kayıp kategorisi oldu. İş e-postası dolandırıcılığındaki kayıp 3,05 milyar, teknik destek dolandırıcılığındaki kayıp 2,13 milyar, güven ve aşk dolandırıcılığındaki (confidence/romance scam) kayıp ise 929 milyon dolar olarak bildirildi.
Bu kategoriler birbirinden farklı görünse de çoğunda ortak bir yöntem bulunuyor: Mağdurun güvenini kazanmak ve onu kendi parasını dolandırıcıya aktarmaya yönlendirmek.
Yatırım dolandırıcılığında sahte kazanç görüntüleri, iş e-postası dolandırıcılığında yönetici veya tedarikçi kimliği, teknik destek dolandırıcılığında uzmanlık görüntüsü, güven ve aşk dolandırıcılığında ise uzun süreli duygusal ilişki kullanılıyor.
Dolandırıcılığın konusu değişse de insanın kararlarını etkileme amacı değişmiyor.
Teknoloji mi, insan mı?
Dolandırıcılığın yönünü teknoloji ile insan arasında basit bir tercih gibi değerlendirmek doğru olmaz. Teknoloji hem güvenlik önlemlerini güçlendiriyor hem de dolandırıcılara yeni imkânlar sağlıyor.
Yapay zekâ aracılığıyla:
- Gerçeğe benzeyen sesler üretilebiliyor.
- Görüntülü görüşmelerde sahte yüzler kullanılabiliyor.
- Kişiye özel mesajlar hazırlanabiliyor.
- Sahte belgeler ve yatırım platformları daha inandırıcı hale getirilebiliyor.
- Çok sayıda kişiye düşük maliyetle ulaşılabiliyor.
Bu nedenle sosyal mühendislik teknolojinin karşısında duran bir yöntem değildir. Aksine teknoloji, insanların güvenini kazanmak, kaygılarını artırmak ve kararlarını yönlendirmek için sosyal mühendisliğe daha güçlü araçlar sağlıyor.
Avrupa ve ABD raporları da aynı noktaya işaret ediyor: Teknoloji, insanı manipüle etmeye dayanan dolandırıcılıkların hızını, ölçeğini ve inandırıcılığını artırıyor.
Onaylanan işlem her zaman doğru bilgiye dayalı özgür bir karar mı?
Ödeme sistemleri açısından işlemin yetkili veya yetkisiz olması temel bir ayrımdır. Hesaba izinsiz girilerek yapılan ödeme ile hesap sahibinin kendi şifresiyle gerçekleştirdiği ödeme aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Ancak dolandırıcılığa konu işlemlerde “onay” kavramı tartışmalı hale geliyor.
Bir kişi parasını koruduğunu, yakınına yardım ettiğini, gerçek bir yatırım yaptığını veya şirket yöneticisinin talimatını yerine getirdiğini düşünerek ödeme yapabilir. İşlemi teknik olarak kendisi onaylamıştır; fakat kararının dayandığı bilgiler gerçek değildir.
Güçlü kimlik doğrulama, işlemi hesap sahibinin yaptığını teyit edebilir. Ancak hesap sahibinin aldatıldığını, korkutulduğunu veya baskı altında karar verdiğini her zaman ortaya çıkaramaz.
Avrupa raporuna göre 2024 yılında para transferi dolandırıcılığından doğan kayıpların yaklaşık yüzde 85’i ödeme hizmeti kullanıcıları tarafından üstlenildi (EBA & ECB, 2025). GAO da ABD’de dolandırıcının yönlendirmesiyle yapılan yetkili ödemelerde finansal kuruluşların mağdura geri ödeme yapmasının genellikle zorunlu olmadığını belirtiyor.
Bu durum, bir işlemin teknik olarak geçerli olmasının, mutlaka doğru bilgiye dayanan özgür bir kararın ürünü olduğu anlamına gelmediğini gösteriyor.
Raporların işaret ettiği yeni mücadele alanı
AB ve ABD raporları, dolandırıcılıkla mücadelenin yalnızca daha güçlü şifreler ve daha gelişmiş kimlik doğrulama yöntemleriyle sınırlı kalamayacağını gösteriyor.
Finansal kuruluşların işlemin teknik geçerliliğinin yanında, kullanıcının olağan davranışlarından sapmaları da değerlendirmesi gerekiyor. Yeni bir alıcıya yüksek tutarlı ödeme yapılması, alışılmadık saatlerde işlem gerçekleştirilmesi veya kısa sürede art arda farklı hesaplara para gönderilmesi risk göstergesi olabilir.
Şüpheli işlemlerde kısa bir bekleme süresi uygulanması, kullanıcıyla farklı bir kanaldan iletişim kurulması veya işlemin amacı hakkında açık sorular sorulması bazı kayıpları önleyebilir.
Ancak sorumluluk yalnızca finansal kuruluşlara ait değildir. Dolandırıcılar mağdura çoğunlukla telefon, SMS, e-posta, sosyal medya veya çevrim içi reklamlar üzerinden ulaşıyor. Bu nedenle telekomünikasyon şirketlerinin, dijital platformların, finansal kuruluşların ve kolluk birimlerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Türkiye açısından ne ifade ediyor?
Avrupa ve ABD raporlarındaki veriler Türkiye’yi kapsamıyor. Bu nedenle açıklanan oranlar ve kayıp tutarları doğrudan Türkiye’ye uyarlanamaz.
Bununla birlikte raporlar, Türkiye’de dolandırıcılığın izlenmesi bakımından önemli bir ihtiyacı görünür hale getiriyor. Dolandırıcılık verilerinin yalnızca toplam olay veya operasyon sayısı üzerinden değil; kullanılan yöntem, ilk temas kanalı, ödeme aracı, kayıp tutarı, mağdurun işlemi onaylayıp onaylamadığı ve zararı kimin üstlendiği gibi değişkenlerle raporlanması gerekir.
Bankalar, ödeme kuruluşları, kolluk birimleri, telekomünikasyon şirketleri ve dijital platformlardan gelen verilerin ortak bir sınıflandırmayla değerlendirilmesi, dolandırıcılığın hangi yönde değiştiğini daha doğru biçimde ortaya koyabilir.
Etkili mücadele için yalnızca kaç kişinin dolandırıldığını değil, dolandırıcılığın nasıl gerçekleştiğini de bilmek gerekir.
Ortak sonuç
Avrupa verileri, ödeme yapan kişinin manipüle edilmesinin dolandırıcılığa konu para transferlerindeki ağırlığını açık bir oranla gösteriyor. ABD’de aynı yöntemle hesaplanmış bir oran bulunmuyor; ancak GAO, FBI ve FTC bulguları insanın yönlendirilmesine dayanan yöntemlerin yaygın ve yüksek kayıplı olduğunu ortaya koyuyor.
Raporların ortak mesajı, teknolojinin insanı manipüle etmek için giderek daha etkili biçimde kullanılmaya başlandığıdır. Yapay zekâ, sosyal medya, dijital iletişim kanalları ve hızlı ödeme sistemleri; dolandırıcıların daha inandırıcı senaryolar kurmasına, daha fazla kişiye ulaşmasına ve mağduru kısa sürede işlem yapmaya yönlendirmesine imkân sağlıyor.
Bu nedenle dolandırıcılıkla mücadelede korunması gereken yalnızca hesaplar, cihazlar ve şifreler değildir. İnsanların hangi bilgiye dayanarak, hangi duygusal koşullar altında ve kimin yönlendirmesiyle karar verdiği de güvenlik sisteminin bir parçası olarak görülmelidir.
Kaynakça
European Banking Authority, & European Central Bank. (2025). 2025 report on payment fraud (EBA/REP/2025/40). https://www.eba.europa.eu/sites/default/files/2025-12/1709846a-84d9-47cf-86a0-b155efb34d66/EBA%20and%20ECB%20Report%20on%20Payment%20Fraud.pdf
Federal Bureau of Investigation. (2026). 2025 Internet crime report. https://www.ic3.gov/AnnualReport/Reports/2025_IC3Report.pdf
Federal Trade Commission. (2026, June). FTC data show people reported losing $3.5 billion to imposter scams in 2025. https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2026/06/ftc-data-show-people-reported-losing-3-point-5-billion-imposter-scams-2025
U.S. Government Accountability Office. (2024). Payment scams: Information on financial industry efforts (GAO-24-107107). https://www.gao.gov/products/gao-24-107107
#Dolandırıcılık #SosyalMühendislik #ÖdemeGüvenliği #DijitalGüvenlik #FraudTR
